Sendikal haklar ve demokrasi mücadelemizde, 18. kuruluş yılımızı kutluyoruz.
1987 yılında başlayan sendikal örgütlenme mücadelemiz, işkolumuzda 20 Aralık 1990’da TÜM BEL SEN’in kurulmasıyla yeni bir evreye ulaştı.
20 Aralık 1990 tarihinde 6 bin civarında kamu çalışanı eşliğinde 1618 kurucu üyenin dosyalarının İstanbul Valiliğine teslim edilmesiyle tüzel kişiliğine kavuşan sendikamız büyük bir özveri ve yoğun emekle yoğrularak bu gün 18. yılına ulaştı.
Bu günlere öyle kolay gelinmedi. Sendikamız birçok engel aşılarak, baskı ve şiddete karşı direnilerek kuruldu.
12 Eylül’ün yarattığı baskı politikalarına örgütsüzleştirme çabalarına karşın, binlerce kamu emekçisinin sınıflar mücadelesinde çok kısa bir zaman dilimi olan bir sürede, sendikalarda örgütlenmesi küçümsenemez bir çabadır. Tarih kamu emekçilerinin bu mücadelesine hak ettiği yeri verecektir.
Bu mücadelede binlerce arkadaşımız baskı ve engellemelerle karşılaştı. Birçoğumuza adli ve idari cezalar verildi. Bazılarımız gözaltına alındık, tutuklandık. Kimi zaman sürgünlerle, kimi zaman gözaltı ve tutuklamalarla, kimi zaman da coplarla sindirilmeye, susmaya zorlandık. Ancak baskılar, bizleri sindirmek bir yana kararlılığımızı ve direncimizi daha da artırdı.
Şemsettin KAYMAK, İkram MİHYAZ, Cemal ÇAM, Elmas YALÇIN gibi birçok yiğit mücadele arkadaşımızı bu uğurda yitirdik. Sendikamızın bu güne gelişinde emeği geçen, yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımızı minnetle ve saygıyla anıyor, her türlü engel ve zorluğa rağmen yılmadan ve yorulmadan mücadeleyi yürüten üye ve yöneticilerimizi yürekten kutluyoruz.
Bütün bu baskı ve zor uygulamaları karşısında yılmadan mücadele eden Sendikamız, sendikal haklar denilince, özgür biçimde örgütlenme, toplu sözleşme yapma ve grev hakkını bir bütün olarak ele alarak, fiili ve meşru mücadele anlayışı ile örgütlü olduğu kurumlar içinde 1993 yılından beri toplu sözleşmeler imzalamaya başladı.
Sendikamız TÜM BEL SEN, Türkiye sendikal hareketinde Cumhuriyet tarihi boyunca kamu emekçilerine yönelik, ilk defa toplu sözleşme hakkını kullanan sendikadır. Bu bakımdan bir ilki hayata geçirmenin de onurunu taşıyoruz.
Bu gün halen 235 belediye ile imzalanan ve uygulanan toplu sözleşmelerimiz bulunmaktadır. Bu toplu sözleşmelerden yedi bini aşkın üyemiz yararlanmaktadır.
Hükümet kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkının varlığını kabul etmez ve bu hakkımızı kullanmamızı engellemeye çalışırken, mahkemeler biri biri ardına toplu sözleşme hakkımızı kullanabileceğimize ilişkin kararlar verdi. Bunlara rağmen hükümet Yargıtay kararlarına ve kendi çıkardığı sözde sendika yasasına dayanarak toplu sözleşme hakkımızı kullanmamızı engellemeye devam etti.
Grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarımız için iç hukukta başlattığımız mücadelemizin tıkanmasıyla konuyu uluslararası düzeye taşıdık. Uzun yıllar süren bu süreç son olarak 12 Kasım 2008’de AİHM Büyük Daire’nin lehimize verdiği kararla sona ermiştir.
Bu kararla birlikte kurulduğumuz günden bugüne ısrarla savunduğumuz ve fiili olarak kullandığımız tüm kamu emekçileri için grevli ve toplu sözleşmeli sendika hakkımız hukuksal olarak da teyit edilmiş oldu.
Emekçilere yönelik saldırıların her geçen daha fazla yoğunlaştığı bu günlerde sendikamızın kazandığı bu hukuksal zaferle birlikte kamu emekçileri mücadelesi yeni bir sürece girmiştir.
Gün dostlukları çoğaltarak umudu büyütme ve omuza omuza yürüyerek yeni zaferler elde etme günüdür.
Tüm dünya kapitalizmin kendi krizi ile çalkalanır ve patronlar her yerde krizin faturasını biz emekçilere kesmeye çalışırken tarih emek, demokrasi ve barış güçlerinin birlik ve mücadelesi ile şekillenecektir.
Ve biz 18 yıllık mücadelemizde yarattığımız değerlerin mirasıyla tarihin bizi sorumluluğa çağırdığı bugünde onurlu bir gelecek için yine alanlardayız. Yurdun dört bir yanında, Edirne’den Kars’a kadar hep birlikte yine omuz omuza meydanlara akıyor, kol kola halaylara duruyor ve haykırıyoruz…
ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK
TÜM BEL SEN 18 yıllık mücadele tarihinde olduğu gibi büyük altüst oluşların yaşandığı tarihin bu anında da sorumluluğunun bilinciyle, yaşamın her alanında kapitalizmin artan saldırılarına karşı emek, demokrasi ve barış mücadelesini daha güçlü ve kararlı bir şekilde yürütecektir.
Çünkü;
TÜM BEL SEN, baskılara, yasaklara ve zorlamalara karşı gücünü fiili ve meşru mücadeleden alır.
TÜM BEL-SEN, Bağımsız Demokratik sınıf ve kitle sendikacılığını temel almayı amaçlar.
TÜM BEL SEN, sendikal hak ve özgürlükler mücadelesini demokrasi ve barış mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görür.
TÜM BEL SEN, emekçilerin enternasyonal dayanışmasını yaşatan, işkolumuzda uluslararası düzeyde temsil edilen tek kamu emekçileri sendikasıdır.
TÜM BEL SEN, tarihi baskılara boyun eğmeyenlerin tarihidir.
TÜM BEL SEN, tarihi barışa ve kardeşliğe kararlı yürüyüşün tarihidir.
TÜM BEL SEN, tarihi kadınların örgütlendiği ve özgürleşmeye yakınlaştığı tarihtir.
Gelecek güzel günleri, birliğimiz, dayanışmamız ve mücadelemizle yaratacağımıza olan inancımızla tüm örgütümüze saygı ve sevgilerimizi sunarız.
Daha nice yıllarda birlik ve mücadelemizin sürmesi dileğiyle 18. yılımız kutlu olsun.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz
Yaşasın TÜM BEL SEN
MERKEZ YÖNETİM KURULU
|