Sendikamız Bursa Şubesi, yaklaşan yerel seçimler öncesinde “Yerel yönetimler, sorunlar ve çözümleri” konulu bir panel düzenledi.
Nilüfer Belediyesi Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleştirilen panelin oturum başkanlığını Avukat Ayhan Erdoğan yaparken konuşmacı olarak da Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ve Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Doç Dr. Tarık Şengül katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan ve eğitimden, sağlıktan kâr elde eden bir devlet anlayışının yanlış olduğunu vurgulayan Oturum Başkanı Avukat Ayhan Erdoğan, “Vatanın anlamı bu olmamalı. Devlet halkı için hizmet etmeli. Devleti devlet yapan değerlere sahip çıkılmalı. Ekmek, eğitim ve sağlık gibi konulardan devletin kâr elde etmesi düşünülemez. Ülkemizde ne yazık ki hukukun evrensel değerlerine saygı duyulmuyor” dedi.
Yerel yönetimlerin sorunlarını 2 ana başlık altında toplayan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, büyük bir çoğunluğu merkezi yönetim bütçe gelirlerinden ayrılan paylardan oluşan belediye gelirleri günümüz şartlarında, belediyelerde gerekli hizmet üretimini sağlamada yeterli olmadığına değinerek, “Günümüz Türkiye’sinde belediyeler ciddi bir ekonomik kıskaçtadır. Özellikle de Nilüfer gibi çok hızlı büyüyen bölgelerde bu kaynaklarla bu büyüme hızına yetişmek mümkün değildir. Bana göre sadece nüfusa göre bu rakamın belirlenmesi adaletsiz sonuçlar doğuruyor. Sadece nüfusa göre değil bazı kriterler belirleyip örneğin o kentin nüfus artış hızını, oradaki yeni inşaat sayısını, o kentteki sanayi, sosyal ve ekonomik yapıyı göz önünde bulundurarak bütçeden ayrılacak payın da bunlara göre çıkarılması gerek” şeklinde konuştu.
Daha sonra konuşan İzmir Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ise, uzun yıllardır yol, su ve kanalizasyon gibi hizmetlere belediyecilik adı verildiğini ama 21. yüzyılda sosyal belediyecilik anlayışının tüm dünyada hakim olduğunu belirtti. Belediyelerin artık yerel hükümetler olarak algılanması gerektiğini savunan Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, “40 yıllık yasalar bizlere yutturulmaya çalışılıyor. Güçlülerin egemen olduğu bu sistemin artık değişmesi gerekiyor. Belediyeler hizmet için kaynak bulmakta sıkıntılar yaşıyor. Bizim gibi kıyı şeridi yani tatil beldelerinin sıkıntıları ise daha büyük. 12 bin nüfusu olan Dikili’de yaz aylarında nüfus 200 bini geçiyor. 12 bin nüfuslu belediye geliri ile 200 bin insana hizmet verebilir misiniz? İşte, biz belediye başkanları deveye hendek nasıl atlatılır hesapları içinde boğulup gidiyoruz” dedi.
Yıllarca denize akan jeotermal suları binalarda ısınmak için kullanmaya başladıklarını söyleyen Başkanı Osman Özgüven, “Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde 15 bin binada jeotermal enerjiden yararlanarak ısınma sağlayacağız. Kurduğumuz ekmek fabrikası ile halkımıza ekmeği diğer şehirlerden yüzde 50 ucuza veriyoruz. Ayrıca 10 tona kadar su tüketen vatandaşımızdan da ücret almıyoruz. Bizce sosyal belediyecilik anlayışı bu olmalı ama ekmeği yüzde 50 ucuza vermemiz, sudan para almamamız ve kaynaklarımızı yerinde kullandığımız için hakkımda görevi kötüye kullanmaktan dava açıldı ve halen yargılanıyorum” diye konuştu.
Doç. Dr. Tarık Şengül de, yoğun iş temposu içerisinde tatil gününde evinde yatıp, TV seyretmek yerine panele gelerek yaşadığı belediyeye sahip çıkan Nilüferlilere teşekkür etti. Türkiye’de lümpen kentleşme olgusunun yayıldığını belirten Doç. Dr. Tarık Şengül, “Bunu yaratan iki sebep var. Birincisi insanların kendilerinin olmayan kaynaklara el koyması. İkincisi ise giderek artan bir şehirde ahlaki ve hukuki çarpıklaşma” dedi.
Yaklaşık üç saat süren panel katılımcıların sorduğu sorularla sona erdi.
|