<<Önceki Sayfa 

AKP’NİN MUHALEFETİ SİNDİRME HAREKÂTI TEHLİKELİ BOYUTLARA ULAŞMIŞTIR


29 Mart 2009 yerel seçimleri sonrasında Hükümetin içine girdiği yönelim artık tüm muhalif kesimleri hedeflemektedir. Seçim sonrası Genelkurmay’ın, Başbakan’ın ve Devlet Bakanı Cemil ÇİÇEK’in açıklamaları, sözle sınırlı kalmamış, bir politika olarak hayata geçirilmiştir. Ağrı ve Halfeti’de olağanüstü hal uygulamalarını aratmayan saldırılar bunun ilk göstergesi olmuştur. Bu saldırıların üzerinden kısa süre geçmeden bu kez gözaltı ve tutuklama furyası başlatılmıştır.

Doğu ve Güneydoğu’da ciddi bir başarı sağlayan DTP’ye yönelik son gözaltı dalgası, öteden beri muhalefete tahammülü olmadığı bilinen AKP’nin çeşitli gerekçelere sığınarak muhalefeti sindirme, terörize etme çabasını artırdığını göstermektedir.

DTP’ye yönelik başlatılan operasyonun, tam da Kürt sorununun demokratik yollardan çözülebileceği ve seçimlerde ortaya konan iradenin dikkate alınacağı yönünde umutların yeşerdiği günlerde yapılması düşündürücüdür. AKP anlaşılan, çatışmalardan ve gerilimlerden hala medet ummaktadır. Ancak geride bıraktığımız on yıllar bu politikaların daha fazla kan, acı, gözyaşı ve ekonomik, sosyal yıkım anlamına geldiğini göstermiştir.

Hükümet demokratik kanalları ve siyasal faaliyetleri tıkayan, gerilimi artıran, Kürt sorununun çözüm umutlarına darbe vuran politika ve çabalara son vermelidir. Başka bir partinin oylarının artışına tahammülsüzlük göstereceğine kendisinin niçin oy kaybettiğine bakmalı, demokratikleşme beklentilerine cevap vermelidir.

<<Önceki Sayfa