<<Önceki Sayfa 

ÖLÜMLERİN SORUMLUSU DOĞAL AFET DEĞİL
AFETLERE DAVETİYE ÇIKARAN YÖNETİM ANLAYIŞIDIR


Batman, Bartın, Hatay, Giresun ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşanılan sel felaketinin yaraları daha sarılmamışken bu kez Trakya ve İstanbul çevresi sele teslim oldu. Önceki gün başlayan ve önümüzdeki günlerde de devam edeceği bildirilen yağmurların neden olduğu su ve sel baskınları sonucu bugün itibariyle 32 kişinin yaşamını yitirmiş olması hepimizi derinden yaralamıştır.

Her sağanak yağmur sonrasında insanlarımızın yaşamını yitirmesinin ve kentlerimizin sele teslim olması; “takdiri ilahi” değil, bu felaketlere önceden hiçbir önlem almayarak adeta davetiye çıkaran yerel ve merkezi yönetimlerin kent anlayışının sorumsuzluğudur. Kentleri, insanlar için sağlıklı ve güvenilir bir yaşam alanı olarak görmek yerine; ucuza kapatılacak birer rant kaynağı olarak gören bu anlayışın yaşanılanları “doğal afet” diye nitelendirmesi, kendi sorumluluklarını unutturma gayretinden başka bir şey değildir.

Su havzalarını, dere yataklarını plansız yerleşime açan, yerel yönetim hizmetlerini sadece üst geçit, köprü, park bahçe gibi görüntü odaklı makyaj çalışmalarından ibaret gören, kentin kan damarları olan alt yapı yatırımlarını gerektiği kadar önemsemeyen, seçim yatırımları ve rant paylaşımı için hiçbir planlamaya dayanmayan çarpık kentleşmeye izin veren yönetim anlayışı yaşanılan felaketin asıl sorumlusudur.

Yaşanılan bütün bu olumsuzluklar ülkemizdeki yönetim anlayışının insana ne kadar değer verdiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. “İnsan değil, kar” odaklı bu anlayış değişmediği müddetçe maalesef ki felaketler kader olmaya devam edecektir. Felaketlerin kader olmasına son vermek için insana yabancı, rant odaklı bu yönetim anlayışı bir an önce değişmelidir. Bunun için;

Kentler sermeyenin değerlenme alanı veya rant kaynağı olarak değil insanların doğa ile barışık yaşam merkezleri olmalıdır.

Kent alanları bilim adamları ve uzmanların görüşlerini dikkate alacak bir şekilde insan ve doğa merkezli bir şekilde planlanmalıdır.

Halkımızın konut sorunu insanca, sağlıklı ve güvenilir birer yaşam merkezleri yaratma odaklı sosyal projelerle kalıcı bir şekilde çözülmelidir. 

Yerel yönetimler hizmetleri sadece üst geçit, köprü, park bahçe gibi görüntü odaklı anlayıştan kurtarılarak, halkın insanca yaşam ihtiyaçlarına göre planlanmalı ve uygulanmalıdır.

Biz, yerel yönetim hizmetlerinde çalışan kamu emekçileri sendikası olarak yaşanılan bu son felaketin maddi ve manevi yaralarının bir an önce sarılabilmesi ve bu tip bir felaketin bir kez daha tekrarlanmaması için yetkilileri göreve çağırıyor;   yaşamını yitiren vatandaşlarımıza ailelerine başsağlığı diliyoruz.

<<Önceki Sayfa