| <<Önceki Sayfa | Diyarbakır’da Örnek Toplu İş Sözleşmesi |
İlk önce söz alan Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Edip Yaşar Türkiye’de hakların kullanılması konusunda halen engellemelerin bulunduğunu ifade etti. Hükümetin Türkiye gündemine getirdiği Anayasa değişikliğinin hakların kullanımının önünü açacak şekilde geleceğini umduklarını ancak maalesef yeni Anayasa’da bunu göremediklerini söyledi. Önemli bir kazanım Tüm Bel Sen Genel Başkanı Vicdan Baykara, “Toplu sözleşmeyi sadece çalışanların cebine girecek bir miktar para olarak algılamamak gerekiyor” diyerek Sözleşme’nin 1980 sonrası kamu emekçilerinin sendikal haklar ve özgürlükler mücadelesinin çok önemli bir kazanımı olduğunu ifade etti. Baykara “Vermiş olduğumuz hukuki mücadele bugün burada bu imza için yeterli olmadı. Çok önemli süreçlerden geçtik. Biz bu haklarla alanlara çıkıp gaz bombası yedik. Yediğimiz her gaz, bizlere bu masalarda Toplu Sözleşme olarak geri döndü. Salt hukuki bir mücadelenin sonucu olarak algılarsak eksik algılarız” diye konuştu. Anayasa yanıltıcı Anayasa’ya toplu sözleşmeyle ilgili konulan maddeye ilişkin ise Baykara şunları söyledi: “Anayasa paketindeki maddeler ne kadar yanıltıcıysa konan Toplu Sözleşme maddesi o kadar yanıltıcı. Muhtemelen referandumda oy almak için konmuş bir madde. Çünkü zaten bu hakkımız Anayasa’nın 90.maddesinde mevcuttu. Çok ince bir hesapla grev hakkımız elimizden alınmak isteniyor.” Toplu Sözleşme imzalayan tek büyükşehir Diyarbakır Tüm Bel Sen’in Türkiye genelinde 300’ü aşkın belediye ile Toplu Sözleşme’sinin olduğunu ifade eden Baykara, ancak büyükşehir belediyeleri arasında Toplu Sözleşme imzalayan tek belediyenin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olduğunu belirtti. Baykara “Bunu her yerde çok büyük bir onurla ifade ediyoruz. Son günlerde İzmir’deki ilçelerde toplu sözleşmelerimizi tamamladık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çok büyük mücadele süreci başlattık. Orada da verdiğimiz tek örnek Diyarbakır. Bu yüzden Sayın Baydemir’e bize böyle bir savunu hakkını verdiği için teşekkür ediyoruz” dedi. Diğer belediyeler de bu yolda gitmeli KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek de “Yürüttüğümüz mücadelede iki temel hedefimiz vardı. Demokratik özgür bir Türkiye yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için de grevli, toplu sözleşmeli bir çalışma yaşamının elde edilmesiydi” dedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin zor koşullara ve olanaksızlıklara rağmen Toplu Sözleşme masasına oturmasını önemsediklerini belirten Şimşek, diğer belediyelerin de bu izden yürümesi gerektiğini söyledi. 3 ilke imza attık Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de Büyükşehir belediyeleri arasında bir ilke imza atmaktan duymuş olduğu memnuniyeti dile getirdi. “Bu sözleşme aynı zamanda DİSKİ Genel Müdürlüğü ve GABB yani üç büyük örgüt adına imzalanan bir sözleşmedir. Bu nedenle üç ilke imza atmıştır” dedi. “Temennim Diyarbakır’ın bu manada ilkler içinden çıkmasıdır. Yani buna diğer illerin belediyelerinin eklenmesidir” diyen Baydemir bu manada yürüttükleri çabayı haklı bulduğunu söyledi. Gerek 90’lı yıllarda gerekse 2000’den sonraki yıllarda kamu emekçilerinin sendikal haklar ve özgürlükler temelinde yürüttüğü mücadelenin neredeyse tümünün tanığı olduklarını ifade eden Baydemir “Bunun yanı sıra mağduruyuz, sanığıyız. Halen sanığı olmaya devam diyoruz. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ve ilgili mesai arkadaşım bu sözleşmeyi imzaladıkları için yargılamaları devam ediyor. Şüphesiz ki, biz bunu sendikal hakkın bir vazgeçilmezi olarak görüyoruz” diye konuştu. Uluslar arası çalışma örgütlerinin ve uluslararası mevzuatın da bir gereği olarak gördüklerini ifade eden Baydemir “Eğer ortada gurur duyulacak bir vizyon varsa, o vizyon benim şahsımın değil, Diyarbakır halkınındır. O halk böylesi bir yönetimi ortaya çıkarttı. Ben de onları kutlamak istiyorum” dedi. Sosyal sorumluluğa öncülük ediyor Sözleşmenin içeriği bakımından sendikanın sosyal sorumluluğa öncülük etmesi nedeniyle bir farklılığının olduğunu belirten Baydemir şunları söyledi: “Kentimiz çok zor ve zahmetli yıllar yaşadı ve o süreçten de geçiyor. Nüfusumuzun önemli bir kısmı maalesef işsiz ve yoksul bir biçimde yaşamını sürdürüyor. Dolayısıyla bu kentte çalışabiliyor olmak açıkçası bir avantaj. Dolayısıyla hal böyleyken varsıl nüfusun, en azından düzenli geliri olan nüfusun hiçbir geliri olmayan nüfusumuzla dayanışması şarttır. Aksi takdirde bu kentin sosyal yüklerini kaldırmak çok ama çok zahmetli olacaktır. Hatta kimi yerlerde büyük handikaplarla da karşı karşıya kalacağız. Tam da bu noktada belediyemiz, sendikamız Sarmaşık Derneği ve Gıda Bankası’yla tabiri caizse centilmenlik sözleşmesi imzaladı. Ve her bir mesai arkadaşımdan sembolik de olsa 10 TL her ay düzenli olarak Sarmaşık Derneği’ne akacak. Dernek üzerinden de gıda ve eğitim yardımı olarak maddi imkanları kısıtlı olan insanlarımıza bir dayanışma ağını bu sözleşmeyle garanti altına almış bulunmaktayız. Aynı zamanda bu sosyal sorumluluk çabası umut ediyorum ki, bütün kentimize ve sendikalarımıza örnek olur. 30 yılın yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Bunun haklı onur ve gururu bütün mesai arkadaşlarımındır.” Konuşmaların ardından Baydemir ve Baykara Toplu Sözleşme’yi imzaladı.
|
|